|
1
|
|
|
2
|
- 1- Küreselleşme Olgusu ve Getirdikleri:
- Küreselleşme,
- a- Dünyanın herhangi bir yerinde oluşan sosyal, siyasal ve ekonomik
olayın, yakın uzak başka yerlerde de hissedilmesi,
- b- Bilginin ve insanın dünyada hızlı dolaşmasıdır.
- Bugünün eğitimi, bir biri ile bu kadar yakın ilişki içinde olan
- dünya toplulukları arasında
rahatça dolaşabilecek, hatta farklı
- ortamlarda yaşayabilecek
öğrenci yetiştirmeli, o halde,
- a- Öğrencilerin ilçe, il, ulus ve evrenseli yakalayabilmesi,
- b- Değişik kültür ortamlarında ve hoşgörü ile yaşayabilmek için
- de kendi kültürünü çok iyi
öğrenmesi gerekmektedir.
- c- Bilgi ve başarı sınıf-okul sınırlarına hapsolmaktan çıkmalı,
- ilçe, il, ülke ve dünyadaki eş
değerleri ile boy ölçüşmelidir.
|
|
3
|
- 2- 21. Yüzyılın okul, eğitim programı, öğrenci ve yetişmiş insan modeli,
- a- Yeni okul, öğrencilerde var olan öğrenme merakını
- geliştirip onları öğrenmeğe
hazırlayacak;
- -eğitim- öğretimde öğrencinin
ilgi ve ihtiyacını esas alacak;
- -öğrenme ortamı olarak ta tüm
çevresini kullanacaktır.
- b- Eğitim programının içeriği giderek hayatla daha ilişkili;
- -hayatı kolaylaştırıp
anlamlandırma aracı olarak ders ve
- bilgileri kullanan;
- -gelenek ve ilerlemeyi
(dikey-yatay birikimleri) esas alan,
- öğrencinin dikkatini temeldeki
öz içerikleri öğrenmeğe
- çeken ama ona bir özgürlük
alanı da bırakan çerçeve bir
- program olmalıdır.
|
|
4
|
- c- Eskilerin önem verdiği çok bilen insan değil, öğrenmeyi öğrenmiş;
bilgiyi nerede, nasıl bulabileceğini bilen, düşünme ustalığı kazanmış;
bilgisayar okur-yazarı olan; sürekli yeni bilgi peşinde koşan insan tipi
önem kazandı.
- d- İtaatkar, uslu çocuk kavramı, kendi kendine yetebilen karar verip
sonucuna katlanabilen, sorumluluk ve hak dengesini kurabilen öğrenci
kavramıyla yer değiştirdi.
|
|
5
|
- 3- Hayat boyu eğitim ve gerekçeleri,
- a- Bilginin çokça üretildiği bu çağda insan ister-istemez bir çok yeni
bilgiyi öğrenmek durumunda olacaktır.
- b- İnsanın gelişmesi hayat boyu sürdüğü gibi, öğrenmesi de yaşam boyu
sürecektir.
- c- İnsanın ömür boyu bir mesleği sürdürmesi artık hem doğru değil, hem
de bugüne uymaz.
- d- Yeni teknolojik imkanlar, insana, hayatının herhangi bir döneminde
ilgi duyduğu bir alana yönelme veya o zamana kadar fark etmediği bir
yeteneğini keşfetme fırsatını veriyor.
- e- Hayat boyu eğitim, örgün eğitime alternatif değil, onun eksiklerini
tamamlar veya yetersizliklerini giderir.
|
|
6
|
- 4- Eğitimde bilişim teknolojilerinin yaygınlaşması
- a- Eğitim-öğretim okul, öğretmen ve ders kitabı üçgeninin tekelinden
çıkıyor.
- b- Okul, artık bilgi kazanmanın tek mekanı; öğretmen de tek kaynağı
olmayacak. Ders kitapları ise, ortaya çıkan çok sayıdaki bilgi kaynağı
ile rekabet edebilmek için nerdeyse her gün yeniden yazılmak durumunda
olacaktır
- b- Yeni bilişim teknolojileri sayesinde eğitim çok yönlü, çok kanallı
yeni alternatifler kullanmağa başlıyor.
- c- Böylece okul ve öğretmen yetersizliği ve eksikliğinden doğan bölge ve
cinsiyet farklılıkları biraz daha aza inecektir.
|
|
7
|
- 5- Ekonomi ve Eğitim,
- a- Öğretmen’in yeni rolüne
uygun ücret politikası gereklidir.
- b- Çok kanallı eğitimin alt
yapı harcamaları yekun tutar,
- c- Eğitimde kullanılan
teknolojinin güncelleştirilmesi gerek.
- 6- Nüfus ve Eğitim,
- a- Genç nüfus oranına paralel
eğitim harcamaları gerekir,
- b- kadınların eğitimi ön plana
geçecektir,
- 7- Demokrasi ve Eğitim.
- a- Demokrasiyi özümsemiş, hak
ve sorumluluklarının bilincinde olan insan yetiştirmek önem kazandı,
- b- Değişik kültür ve yaşam
biçimlerinin birlikte yaşamalarını sağlamak bugünün en önemli problemi
haline geldi.
|
|
8
|
|
|
9
|
|
|
10
|
|
|
11
|
- Toplumsal yapıya, düzenli ve sistemli insan ilişkileri olarak
bakılabilir.
- Örgütlerde de çeşitli kademelerdeki insan ilişkileri “örgütsel yapıyı”
oluşturur.
- Toplumsal yapıyla, o toplumdaki örgütlerin yapısı arasında,
karşılıklılık esasına göre yoğun bir etkileşim söz konusudur.
- Bu etkileşim toplumsal değişimi; o, toplumsal yapıdaki değişimi, o
da örgütlerdeki yapısal değişimi
oluşturur.
- Bunlara ek olarak, toplumlardaki demografik, sosyal, kültürel ve
ekolojik şartlar da örgütsel yapıyı değişim yönünde etkiler.
- Bu etkileşimler sonucunda örgütlerdeki yapı ve omurga, belli direnmelere
rağmen, tabii olarak ve yavaşça değişime başlar.
|
|
12
|
- Örgütlerdeki bu değişim, bazen ya toplumsal değişime ayak uyduramaz, ya
da ortaya çıkan ihtiyaca cevap veremez olur.
- O esnada, toplumsal değişime paralel ve toplumsal ihtiyacı karşılayacak
şekilde örgütün yapı ve omurgası yeniden düzenlenir ki, buna “Yeniden
Yapılanma” denir.
- Bu yapılmazsa, o örgüt, yeni oluşan toplumsal yapı ve anlayışta ortaya
çıkan fırsatlardan yararlanamaz, ve çevredeki tehditlerin olumsuz
baskısı altında işlevsiz kalır.
- Yeniden yapılanma çalışmaları, bu olumsuzlukları ortadan kaldıracağı
gibi, örgüte yeni bir can ve dinamizm getirir. Örgüt te yeni bir vizyon
belirleyip gelişmeyi sürdürür.
|
|
13
|
- Ülkemizde uzun zamandan beri yaşanan toplumsal değişim, eğitim
sistemimizde bir “Yeniden Yapılanma” çalışması yapılmasını zorunlu
kılmaktadır.
- Üstelik eğitim sistemleri büyük ölçüde ve genellikle “kapalı sistemler”
halinde örgütlenir ve çalışırlar.
- Kapalı sistemlerin kendi içinde oluşturdukları alışkanlıkları ve
şişirilmiş özgüvenleri sebebiyle önemli değişiklikleri kendi içinden
gerçekleştiremezler ve dıştan müdahalelere ihtiyaç duyarlar.
- Bu ihtiyaç, bilimsel bir tarzda saptanıp, hem yaşanan tecrübelerden
yararlanılarak, hem de bilimsel alt yapısını hazırlayarak çözüme
kavuşturulmalı ve 21. yüzyılı yaşayacak olan insanımızın önü
açılmalıdır.
|
|
14
|
- 1- Bilgi toplumuna geçiş ve bunun kazanımlarına ulaşmada eğitimin önemi,
- 2- Küreselleşme ve gelişen demokrasi ve yönetim anlayışı, her geçen gün
eğitim sistemlerinden, gerçekleştirmesi gerekenleri nitelik ve nicelik
yönünden çoğaltıyor.
- 3- Günümüzün çok yönlü iletişim imkanları insanların yaşamdan
beklentilerini artırıyor.
- 4- İnsan, eğitim yoluyla daha iyi koşullarda bir sosyo-ekonomik yaşam
tarzına ulaşabilmeği istiyor.
- Bunlar eğitim sisteminden beklentileri yükseltiyor.
|
|
15
|
- -Beklentilerin her gün
farklılaşarak yükselmesi ve eğitim
- sisteminin çağdaşlaşamaması sebebiyle sorunlar kronikleştirmiştir.
- -Ülkemizdeki gibi sorunları
kronikleşen eğitim sistemleri ancak
- “kapsamlı bir reform” hareketiyle esenliğe çıkarılabilirler.
- -Bu reform hareketi önce
sorunları doğru olarak tespit edebilmeli,
- önerileri de kuramdan uygulamaya eğitim sistemini kapsamalıdır.
- Bu çerçevede Ülkemiz için
düşünülecek bir eğitim reformu:
- 1- Eğitimin felsefesini, eğitim-öğretim modeli, öğretmen ve eğitim
- uzmanı yetiştirme ve
istihdamı modelini; örgütlenme ve yönetim düzenini, yeni finansman
kaynağını, rehberlik ve teftiş modelini, sistemin yenilikçiliğini
sürekli kılacak düzenlemeler vb. hususları,
- 2- Eğitim kademelerinin bütününü,
- 3- Toplumun diğer alt sistemleriyle ilişkileri kapsamalıdır.
|
|
16
|
|
|
17
|
|
|
18
|
|
|
19
|
|
|
20
|
|
|
21
|
- Bakanlık, bugünkü yetki ve sorumluluklarını, Ulusal bütünlüğümüz ve
üniter devlet yapımıza zarar vermeyecek şekilde ve çağdaş yönetim
anlayışı çerçevesinde “taşra” ile paylaşmalıdır.
- Bunu yaparak hem taşranın baskısından, hem de personel işlerinden büyük
ölçüde kurtulmuş olacak ve çalışmalarını daha rahat, daha verimli bir
şekilde yürütecektir.
- Böylece zaten kendisine ait olmayan yüklerinin büyük bir kısmını oralara
devretmeli ve Bakanlık merkezde, taşra ile irtibatı sağlamak üzere
müsteşarlık ve genel müdürlüklerin en etkili, elit ve dar kadrosuyla
çalışmalıdır.
|
|
22
|
- Bakanlık Merkez Örgütünün görevleri şöyle sıralanabilir:
- 1- Dünya ve ülke gerçeklerini göz önüne alarak eğitimde “ülke vizyonu”nu
belirlemelidir.
- 2- Eğitimde program geliştirme çalışmasının başlatılmasını ve taşra
teşkilatlarıyla birlikte yürütülmesini sağlamalıdır.
- 3- Eğitim hizmetlerinde “eşik” standartlar belirleyip yerel birimlere
kazandırmalı, bu standartların ilerisine geçmeleri hususunda onları
motive etmelidir.
- 4- Eğitim faaliyetleriyle ilgili olarak ulusal ve yerel düzeyde veri
toplatıp, geri besleme yapmalıdır.
- 5- İl, ilçe belde ve köylerdeki eğitim-öğretim faaliyetlerini, çağdaş
teftiş anlayışı çerçevesinde ve ciddi anlamda denetlemelidir.
|
|
23
|
- 6- Hizmet-içi eğitim organizasyonları düzenleyip ulusal, bölgesel ve
yerel bazda yürütmelidir.
- 7- Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Örgütü yıllık bütçe yapıp her ile adil
ölçülerde dağıtım yapmalıdır.
- 8-Eğitimde belirlenmiş standartlara ulaşamayanlara veya onları
geçemeyenlere yardım ve destek verilmesini sağlamalıdır.
- 9- Yönetim ve yürütmede birlik ve beraberlik sağlamalıdır.
- 10- Özellikle başarılı ama yoksul öğrencileri, burs kredi vb.
yardımlarla desteklemek gibi görevleri yerine getirmelidir.
|
|
24
|
|
|
25
|
|
|
26
|
- Bakanlık Merkezinde Öğrenci Kişilik Hizmetleri (ÖKH) Başkanlığı
kurulmalı ve şu görevleri yapmalıdır:
- 1- Bakanlık bünyesindeki ilgili birimleri yeniden yapılandırmak,
- 2- Öğrenci Kişilik hizmetlerinin ihtiyaç ve problemlerine çözüm
- bulmak amacıyla araştırma ve
inceleme yaptırmak, getirilen
- önerileri inceleyerek istişari
mahiyette kararlar almak,
- 3- ÖKHizmetlerinin eksiksiz organize edilmesi,yaygınlaştırılması
- ve yürütülmesinin yanında,
özellikle rehber öğretmenlerin yetiştirilmelerini ve istihdamlarını sağlamak,
- 4- Rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırmak, yönlendirmek ve geliştirmek
için alınacak tedbirleri belirleyip, duyurmak,
- 5- İllerdeki Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin (RAM) daha aktif, verimli ve yararlı
çalışmalar yapmasını sağlamak,
- 6- Okulda rehberlik ve psikolojik danışma servisi kurulmasına öncülük
etmelidir.
|
|
27
|
|
|
28
|
- Eğitim Yönetimi İl Kurulu şu görevleri yerine getirmelidir:
- A- O ildeki eğitim vizyonunu (kent vizyonu) belirleyecek.
- B- İldeki eğitim yöneticileri, öğretmenler ve diğer personelin daha iyi
şartlarda çalışma yapması için gerekli düzenlemeleri yapacak.
- C- Bakanlıktan gelecek bütçeye ek olarak yerel ekonomik ve sosyal
kaynakları harekete geçirerek ilde yeniden bütçe yapacak,
- D- Bakanlıkla irtibatlı olarak
eğitim-öğretim faaliyetlerinin yıllık takvimini belirleyecek,
- E- İldeki okul ve derslik ihtiyacını belirleyip, yıllık bütçesine göre
nerede acil ihtiyaç varsa onları karşılayacak,
- F- İl milli eğitim müdürü bu kurula bağlı olarak çalışacaktır.
|
|
29
|
- 1- İl milli eğitim müdürünü, Eğitim Yönetimi İl kurulu belirler ve
atanması için Bakanlığın onayına sunar.
- 2- İl milli eğitim müdürü, eğitim alanında doktora yapmış ve
- on yıl da eğitim yöneticiliği olan bir eğitim bilimci olmalıdır.
- 3- İl milli eğitim müdürü, ildeki öğretmen alımları ve okul
- müdürlerinin atamasını Eğitim Yönetimi İl kurulu ile birlikte
- belirleyip Bakanlığın onayına sunacaktır.
- 4- İl milli eğitim müdürü, danışmanları, uzmanları ve okul
- yöneticileri ile ildeki eğitimin bir bakıma eğitim lideri
- olacaktır.
- 5- İlgili yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasından ve il eğitim
- vizyonunun belirlenip gerçekleştirilmesinden, kısaca eğitimin
- bütün yapıp-etmelerinden Kurula karşı o sorumlu olacaktır.
|
|
30
|
|
|
31
|
- Bakanlığın, bu öngördüğümüz biçimde illerle yetki ve sorumluluğunu
paylaşmasının pek çok yararı vardır. Bunlar:
- 1- Eğitim faaliyetlerinin sadece Merkezden değil, 81 vilayetten
planlanması yürütülmesi ve bir yarış halinde yapılmasını sağlayacaktır.
- 2- İldeki insanları yetkili kıldığımızda, o insanlar da kendi
yöresindeki insanlarla sıkı ilişki içerisinde olarak hem maddi kaynak,
hem de manevi destek sağlayacaklardır.
- 3- İlin eğitimden yerel ve bölgesel beklentilerinin, hassas olduğu
konuların eğitim programa taşınması hususunda yine onların büyük bir
katkısı olacaktır.
- 4- Halk da eğitim-öğretime ve okula daha çok sarılacaktır.
|
|
32
|
|
|
33
|
- 2- Eğitim programları Milletimizin Milli kimlik ve benliğini yeni nesle
tanıtması gerekir. Bu da ancak milli kültür ve değerlerin yeni nesle
aktarılması ve öğretilmesi ile mümkündür. Eğitim kurumunun en temel
işlevlerinden birisi olan bu çalışma, Millilik özelliğimizin sonsuza
kadar devam etmesini de sağlayacaktır.
- 3- Eğitimin bir diğer işlevi de toplumun ihtiyaç duyduğu kadroları
yetiştirmektir. Özellikle branşlaşmanın ortaya çıkmağa başladığı orta ve
yükseköğretimde, bu branşlar, toplum analizi yapılıp onun beklenti ve
ihtiyaçları göz önüne alınarak belirlenmeli, bu branşların çeşit ve
sayısı ile o branşlarda eğitim-öğretim gören öğrencilerin miktarı, ona
göre belirlenmelidir.
- 4- Bu çalışmalar sürekli yapılarak, eğitimimizin Millilik özelliğine
süreklilik kazandırmak şarttır.
|
|
34
|
|
|
35
|
- 1- Eğitim programını durağanlıktan kurtarıp, dinamik bir yapıya
kavuşturabilmenin yegane yolu, “Eğitimde Program Geliştirme” çalışmalarıdır.
- 2- “Eğitimde Program Geliştirme” çalışmaları dört aşamada
gerçekleştirilir. Bunlar program hazırlama, uygulama, değerlendirme ve
program geliştirme aşamasıdır.
- 3- Dünyada, eğitim açısından gelişmiş olan ülkeler, bu çalışmalarla
gelişmişlerdir.
- 4- Ülkemiz eğitim sisteminin gelişmiş ülkeler düzeyine ulaşması,
başlatıp uygulayacağımız “eğitimde program geliştirme” çalışmalarıyla
çok yakından ilişkilidir. Bunu yapacak olan Talim Terbiye Kurulu ile
ilgili yapısal dönüşümler gerçekleştirilmeli ve yeni TTK bir an önce bu
hizmete başlamalıdır.
|
|
36
|
|
|
37
|
- * Bir ülkede özel öğretim
kurumlarının yaygınlaşıp gelişmiş
- olması:
- 1- O ülkede demokrasinin
kökleşmekte olduğunu,
- 2- Eğitimin finansmanı
sorununun kamu, özel sektör ve
- gönüllü kuruluşlarca karşılanmağa başlandığını,
- 3- Çağdaş devlet anlayışının
doğru algılandığını,
- 4- Kamu ile özel sektör
arasında rekabet oluşmağa, bu
- rekabetin de kaliteyi doğurmağa başladığını göstermektedir.
- 5- Şurası bir gerçektir ki,
bugün ülkemizde faaliyette
- bulunan “özel öğretim kurumları”, henüz yaygınlaşıp
- gelişememiş ve pek çok sorunla karşı karşıyadır.
|
|
38
|
|
|
39
|
|
|
40
|
- 7- Kamu ve özel sektör
ortaklığı yaygınlaştırılmağa çalışılmalı,
- 8- Devlet eğitim kuponu
verilmelidir.
- 9- Gelişmemiş bölgelerdeki tüm
eğitim için, diğer bölgelerde de
- meslek lisesi yatırımları
için teşvik uygulanmalıdır.
- 10- Doğan her çocuk için eğitim
sigortası yapılmalıdır.
- 11- Özelleştirme gelirlerinin
en az % 1’i eğitime ayrılmalıdır.
- 12- KOSGEB’in gelirlerinin en
az % 5 ‘i mesleki eğitimi
- geliştirmek amacı ile
Milli Eğitim Bakanlığına aktarılmalıdır.
- 13- M. E. Bakanlığı’nın
taşınmazları, piyasa koşullarında
- değerlendirilmeli ve
gelir kaynakları sağlanmalıdır.
- 14- Toplu konut alanlarında,
kooperatiflere, kişi ve kuruluşlara,
- okul yapımı zorunluluğu
getirilmelidir.
|
|
41
|
|
|
42
|
|
|
43
|
- 6- İlk ve ortaöğretim kurumlarına ait, okul, bina, lojman, dükkan ve
benzeri taşınmazların:
- a- Şehrin, iş merkezlerinde ve arsa değerlerinin çok yüksek olduğu
semtlerinde (tarihi binalar hariç) bulunanları, arsa ve bina bedelleri
karşılığı satılabilir,
- b- Yapılacak bir sözleşme ile bunların “imtiyaz hakkı”, eğitim alanında
“nitelikli” özel sektöre devredilebilir,
- c- Özellikle, marka haline gelmiş bazı okullar, müştemilatıyla beraber,
okul olarak kalmak kaydıyla aynı özellikteki özel sektöre satılabilir,
kiraya verilebilir veya yönetimleri o özel sektöre devredilebilir,
- d- Rekabetin oluşturulup geliştirilmesi amacıyla, şehirdeki bazı
okullar, b- ve c- şıklarındaki yöntemlerle özel sektöre devredilebilir,
- e- Bunlarla elde edilen kaynaklar yeni anaokulu, ilköğretim ve
ortaöğretim binalarının yapımında kullanılır.
|
|
44
|
- 1- Çağımızda ortaya çıkan yeni bir çok etken, eğitimi birey yararına
- değişmeğe zorlamıştır. Bu etkenler:
- a- Demokrasi ve insan hakları
alanındaki gelişme ve değişmeler,
- b- Bilim ve teknoloji
alanındaki yeni gelişmeler ve değişimler,
- c- Hızlı sosyo-kültürel ve
ekonomik gelişmelerdir.
- 2- Geleneksel eğitimde öğrenciye bilgi yükleyerek sadece zihinsel
- gelişimine önem veren anlayış, yerini;
- 3- Bireyin bedensel, duygusal, düşünsel sosyal, ahlaki yeteneklerinin
- de “kendisi için” ve toplumu için” gelişmesi anlayışına bırakmıştır.
- 4- Bu yeni anlayışa göre eğitimin
genel amacı, topluma araştırma ve
- sorgulama yapmadan (edilgen) uyum yapmak yerine, onu ileri
- götürebilecek, geliştirebilecek (etken) uyumlu bireyler yetiştirmek
- şeklinde tezahür etmiştir
|
|
45
|
- Çağdaş eğitimin amaçlarına ulaşmak ve işlevini yerine getirmek
- üzere, eğitimin yapısı da değişmiş ve geleneksel eğitim anlayışında
- var olan öğretim ve yönetim hizmetlerinin yanına “Öğrenci Kişilik
- Hizmetleri” gibi çok önemli bir birim eklenmiştir.
- Buna göre çağdaş eğitimin yapısı şöyle organize edilmiştir:
- 1 ÖĞRETİM: Öğrenciye
bilgi-beceri kazandırmak, onun zihinsel
- güçlerini geliştirmeğe yönelik hizmetler,
- 2- ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ:
Öğrencilerin, öğretimden
- en etkili bir biçimde yararlanabilmeleri ve kendilerini bir bütün
- olarak geliştirebilmeleri için uygun ortam sağlamağa yönelik hizmetler,
- 3- YÖNETİM: Öğretim ve Öğrenci Kişilik
Hizmetlerinin en iyi bir
- şekilde yürütülebilmesi için gerekli personel, araç, gereç gibi öğeleri
- sağlama ve programları yürütmekle görevli birim.
|
|
46
|
- Çağdaş eğitimde Öğrenci Kişilik Hizmetleri (ÖKH) nin kapsamı,
- a- Öğrenen bir birey olarak
öğrencinin İhtiyaçlarını karşılamağa
- ve öğretimi güçleştiren sorunları ortadan kaldırmağa,
- b- Öğrencinin
eğitim-öğretimden en ileri düzeyde yararlanmasını,
- daha başarılı olmasını ve kendisini her yönüyle geliştirebilmesini
- sağlamağa yönelik hizmetlerdir.
- Bunlar beş başlık altında
toplanabilirler:
- 1- Sağlık Hizmetleri,
- 2- Sosyal Yardım Hizmetleri,
- 3- Rehberlik Hizmetleri,
- 4- Özel Yetiştirme Hizmetleri,
- 5- Sosyal ve Kültürel
Hizmetlerdir.
|
|
47
|
- Rehberlik, Bireye kendini anlaması, çevredeki olanakları
- tanıması ve doğru kararlar vererek “kendini gerçekleştirmesi”
- için yapılan sistematik ve profesyonel yardım sürecidir.
- Rehberliğin kapsamı,
öğrencinin her yönüyle ve tüm olarak
- gelişmesini ve kendini gerçekleştirmesini amaçlayan psikolojik
- yardım hizmetlerini kapsar ve bir bütünlük içinde verilmelidir.
- Bu hizmetleri şöylece
sıralayabiliriz:
- 1-Psikolojik Danışma Hizmeti,
- 2- Oryantasyon (Yeni Ortama Alıştırma) Hizmeti,
- 3- Bireyi Tanıma Hizmeti,
- 4- Bilgi Toplama ve Yayma Hizmeti,
- 5- Yöneltme ve Yerleştirme Hizmeti,
- 6- İzleme ve Değerlendirme Hizmeti ve
- 7- Müşavirlik (Konsültasyon) Hizmeti
|
|
48
|
|