Notlar
Slayt Gösterisi
Anahat
1
21. YÜZYILIN EŞİĞİNDE
TÜRK MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNİN SORUNLARI
VE ÇÖZÜM YOLLARI

 Hazırlayan:
DOÇ. DR. ÖMER ÖZYILMAZ
BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ
www.omerozyilmaz.com
2
   21.Yüzyılın Değerleri ve Eğitim
  • 1- Küreselleşme Olgusu ve Getirdikleri:
  • Küreselleşme,
  • a- Dünyanın herhangi bir yerinde oluşan sosyal, siyasal ve ekonomik olayın, yakın uzak başka yerlerde de hissedilmesi,
  • b- Bilginin ve insanın dünyada hızlı dolaşmasıdır.
  • Bugünün eğitimi, bir biri ile bu kadar yakın ilişki içinde olan
  •     dünya toplulukları arasında rahatça dolaşabilecek, hatta farklı
  •     ortamlarda yaşayabilecek öğrenci yetiştirmeli, o halde,
  • a- Öğrencilerin ilçe, il, ulus ve evrenseli yakalayabilmesi,
  • b- Değişik kültür ortamlarında ve hoşgörü ile yaşayabilmek için
  •      de kendi kültürünü çok iyi öğrenmesi gerekmektedir.
  • c- Bilgi ve başarı sınıf-okul sınırlarına hapsolmaktan çıkmalı,
  •     ilçe, il, ülke ve dünyadaki eş değerleri ile boy ölçüşmelidir.
3
21.Yüzyılın Değerleri ve Eğitim (1)
  • 2- 21. Yüzyılın okul, eğitim programı, öğrenci ve yetişmiş insan modeli,
  • a- Yeni okul, öğrencilerde var olan öğrenme merakını
  •     geliştirip onları öğrenmeğe hazırlayacak;
  •     -eğitim- öğretimde öğrencinin ilgi ve ihtiyacını esas alacak;
  •     -öğrenme ortamı olarak ta tüm çevresini kullanacaktır.
  • b- Eğitim programının içeriği giderek hayatla daha ilişkili;
  •     -hayatı kolaylaştırıp anlamlandırma aracı olarak ders ve
  •     bilgileri kullanan;
  •     -gelenek ve ilerlemeyi (dikey-yatay birikimleri) esas alan,
  •     öğrencinin dikkatini temeldeki öz içerikleri öğrenmeğe
  •     çeken ama ona bir özgürlük alanı da bırakan çerçeve bir
  •     program olmalıdır.


4
21.Yüzyılın Değerleri ve Eğitim (1)
  • c- Eskilerin önem verdiği çok bilen insan değil, öğrenmeyi öğrenmiş; bilgiyi nerede, nasıl bulabileceğini bilen, düşünme ustalığı kazanmış; bilgisayar okur-yazarı olan; sürekli yeni bilgi peşinde koşan insan tipi önem kazandı.


  • d- İtaatkar, uslu çocuk kavramı, kendi kendine yetebilen karar verip sonucuna katlanabilen, sorumluluk ve hak dengesini kurabilen öğrenci kavramıyla yer değiştirdi.


5
21.Yüzyılın Değerleri ve Eğitim (2)
  • 3- Hayat boyu eğitim ve gerekçeleri,
  • a- Bilginin çokça üretildiği bu çağda insan ister-istemez bir çok yeni bilgiyi öğrenmek durumunda olacaktır.
  • b- İnsanın gelişmesi hayat boyu sürdüğü gibi, öğrenmesi de yaşam boyu sürecektir.
  • c- İnsanın ömür boyu bir mesleği sürdürmesi artık hem doğru değil, hem de bugüne uymaz.
  • d- Yeni teknolojik imkanlar, insana, hayatının herhangi bir döneminde ilgi duyduğu bir alana yönelme veya o zamana kadar fark etmediği bir yeteneğini keşfetme fırsatını veriyor.
  • e- Hayat boyu eğitim, örgün eğitime alternatif değil, onun eksiklerini tamamlar veya yetersizliklerini giderir.
6
21.Yüzyılın Değerleri ve Eğitim (2)
  • 4- Eğitimde bilişim teknolojilerinin yaygınlaşması
  • a- Eğitim-öğretim okul, öğretmen ve ders kitabı üçgeninin tekelinden çıkıyor.
  • b- Okul, artık bilgi kazanmanın tek mekanı; öğretmen de tek kaynağı olmayacak. Ders kitapları ise, ortaya çıkan çok sayıdaki bilgi kaynağı ile rekabet edebilmek için nerdeyse her gün yeniden yazılmak durumunda olacaktır
  • b- Yeni bilişim teknolojileri sayesinde eğitim çok yönlü, çok kanallı yeni alternatifler kullanmağa başlıyor.
  • c- Böylece okul ve öğretmen yetersizliği ve eksikliğinden doğan bölge ve cinsiyet farklılıkları biraz daha aza inecektir.




7
21.Yüzyılın Değerleri ve Eğitim (3)
  • 5- Ekonomi ve Eğitim,
  •     a- Öğretmen’in yeni rolüne uygun ücret politikası gereklidir.
  •     b- Çok kanallı eğitimin alt yapı harcamaları yekun tutar,
  •     c- Eğitimde kullanılan teknolojinin güncelleştirilmesi gerek.
  • 6- Nüfus ve Eğitim,
  •     a- Genç nüfus oranına paralel eğitim harcamaları gerekir,
  •     b- kadınların eğitimi ön plana geçecektir,
  • 7- Demokrasi ve Eğitim.
  •     a- Demokrasiyi özümsemiş, hak ve sorumluluklarının bilincinde olan insan yetiştirmek önem kazandı,
  •     b- Değişik kültür ve yaşam biçimlerinin birlikte yaşamalarını sağlamak bugünün en önemli problemi haline geldi.


8
I- MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİMİZİN PROBLEMLERİ
9
GÜNLÜK YAŞADIĞIMIZ PROBLEMLER:
10
MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİMİZİN TEMEL PROBLEMLERİ
11
YENİDEN YAPILANMA VE BUNA OLAN İHTİYAÇ
  • Toplumsal yapıya, düzenli ve sistemli insan ilişkileri olarak bakılabilir.
  • Örgütlerde de çeşitli kademelerdeki insan ilişkileri “örgütsel yapıyı” oluşturur.
  • Toplumsal yapıyla, o toplumdaki örgütlerin yapısı arasında, karşılıklılık esasına göre yoğun bir etkileşim söz konusudur.
  • Bu etkileşim toplumsal değişimi; o, toplumsal yapıdaki değişimi, o da  örgütlerdeki yapısal değişimi oluşturur.
  • Bunlara ek olarak, toplumlardaki demografik, sosyal, kültürel ve ekolojik şartlar da örgütsel yapıyı değişim yönünde etkiler.
  • Bu etkileşimler sonucunda örgütlerdeki yapı ve omurga, belli direnmelere rağmen, tabii olarak ve yavaşça değişime başlar.
12
YENİDEN YAPILANMA VE BUNA OLAN İHTİYAÇ (1)
  • Örgütlerdeki bu değişim, bazen ya toplumsal değişime ayak uyduramaz, ya da ortaya çıkan ihtiyaca cevap veremez olur.


  • O esnada, toplumsal değişime paralel ve toplumsal ihtiyacı karşılayacak şekilde örgütün yapı ve omurgası yeniden düzenlenir ki, buna “Yeniden Yapılanma” denir.


  • Bu yapılmazsa, o örgüt, yeni oluşan toplumsal yapı ve anlayışta ortaya çıkan fırsatlardan yararlanamaz, ve çevredeki tehditlerin olumsuz baskısı altında işlevsiz kalır.


  • Yeniden yapılanma çalışmaları, bu olumsuzlukları ortadan kaldıracağı gibi, örgüte yeni bir can ve dinamizm getirir. Örgüt te yeni bir vizyon belirleyip gelişmeyi sürdürür.
13
YENİDEN YAPILANMA VE BUNA OLAN İHTİYAÇ (2)
  • Ülkemizde uzun zamandan beri yaşanan toplumsal değişim, eğitim sistemimizde bir “Yeniden Yapılanma” çalışması yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
  • Üstelik eğitim sistemleri büyük ölçüde ve genellikle “kapalı sistemler” halinde örgütlenir ve çalışırlar.
  • Kapalı sistemlerin kendi içinde oluşturdukları alışkanlıkları ve şişirilmiş özgüvenleri sebebiyle önemli değişiklikleri kendi içinden gerçekleştiremezler ve dıştan müdahalelere ihtiyaç duyarlar.
  • Bu ihtiyaç, bilimsel bir tarzda saptanıp, hem yaşanan tecrübelerden yararlanılarak, hem de bilimsel alt yapısını hazırlayarak çözüme kavuşturulmalı ve 21. yüzyılı yaşayacak olan insanımızın önü açılmalıdır.
14
EĞİTİM SİSTEMİDEN BEKLENTİLERİMİZİN DİNAMİKLERİ
  • 1- Bilgi toplumuna geçiş ve bunun kazanımlarına ulaşmada eğitimin önemi,
  • 2- Küreselleşme ve gelişen demokrasi ve yönetim anlayışı, her geçen gün eğitim sistemlerinden, gerçekleştirmesi gerekenleri nitelik ve nicelik yönünden çoğaltıyor.
  • 3- Günümüzün çok yönlü iletişim imkanları insanların yaşamdan beklentilerini artırıyor.
  • 4- İnsan, eğitim yoluyla daha iyi koşullarda bir sosyo-ekonomik yaşam tarzına ulaşabilmeği istiyor.
  • Bunlar eğitim sisteminden beklentileri yükseltiyor.


15
EĞİTİM SİSTEMİMİZİN SORUNLARININ BOYUTLARI VE YAPILMASI GEREKENLER
  •     -Beklentilerin her gün farklılaşarak yükselmesi ve eğitim
  • sisteminin çağdaşlaşamaması sebebiyle sorunlar kronikleştirmiştir.
  •     -Ülkemizdeki gibi sorunları kronikleşen eğitim sistemleri ancak
  • “kapsamlı bir reform” hareketiyle esenliğe çıkarılabilirler.
  •     -Bu reform hareketi önce sorunları doğru olarak tespit edebilmeli,
  • önerileri de kuramdan uygulamaya eğitim sistemini kapsamalıdır.


  •      Bu çerçevede Ülkemiz için düşünülecek bir eğitim reformu:
  • 1- Eğitimin felsefesini, eğitim-öğretim modeli, öğretmen ve eğitim
  •      uzmanı yetiştirme ve istihdamı modelini; örgütlenme ve yönetim düzenini, yeni finansman kaynağını, rehberlik ve teftiş modelini, sistemin yenilikçiliğini sürekli kılacak düzenlemeler vb. hususları,
  • 2- Eğitim kademelerinin bütününü,
  • 3- Toplumun diğer alt sistemleriyle ilişkileri kapsamalıdır.


16
A- EĞİTİME YÖNELİK ÇALIŞMALARDA İDEOLOJİK
          YAKLAŞIMLARIN EGEMEN OLMASI
17
 B- EĞİTİM SİSTEMİNİN GELİŞTİRİLMESİNDE EĞİTİM BİLİMCİLERDEN YARARLANILMAMASI
18
C- MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNİN YÖNETİM PROBLEMİ
19
EĞİTİM YÖNETİMİNİN SİSTEM BOYUTU
20
EĞİTİM YÖNETİMİ ÜST KURULU
21
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI MERKEZ TEŞKİLATI
  • Bakanlık, bugünkü yetki ve sorumluluklarını, Ulusal bütünlüğümüz ve üniter devlet yapımıza zarar vermeyecek şekilde ve çağdaş yönetim anlayışı çerçevesinde “taşra” ile paylaşmalıdır.
  • Bunu yaparak hem taşranın baskısından, hem de personel işlerinden büyük ölçüde kurtulmuş olacak ve çalışmalarını daha rahat, daha verimli bir şekilde yürütecektir.
  • Böylece zaten kendisine ait olmayan yüklerinin büyük bir kısmını oralara devretmeli ve Bakanlık merkezde, taşra ile irtibatı sağlamak üzere müsteşarlık ve genel müdürlüklerin en etkili, elit ve dar kadrosuyla çalışmalıdır.


22
BAKANLIK MERKEZ ÖRGÜTÜNÜN GÖREVLERİ(1)
  • Bakanlık Merkez Örgütünün görevleri şöyle sıralanabilir:
  • 1- Dünya ve ülke gerçeklerini göz önüne alarak eğitimde “ülke vizyonu”nu belirlemelidir.
  • 2- Eğitimde program geliştirme çalışmasının başlatılmasını ve taşra teşkilatlarıyla birlikte yürütülmesini sağlamalıdır.
  • 3- Eğitim hizmetlerinde “eşik” standartlar belirleyip yerel birimlere kazandırmalı, bu standartların ilerisine geçmeleri hususunda onları motive etmelidir.
  • 4- Eğitim faaliyetleriyle ilgili olarak ulusal ve yerel düzeyde veri toplatıp, geri besleme yapmalıdır.
  • 5- İl, ilçe belde ve köylerdeki eğitim-öğretim faaliyetlerini, çağdaş teftiş anlayışı çerçevesinde ve ciddi anlamda denetlemelidir.
23
BAKANLIK MERKEZ ÖRGÜTÜNÜN GÖREVLERİ (2)
  • 6- Hizmet-içi eğitim organizasyonları düzenleyip ulusal, bölgesel ve yerel bazda yürütmelidir.
  • 7- Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Örgütü yıllık bütçe yapıp her ile adil ölçülerde dağıtım yapmalıdır.
  • 8-Eğitimde belirlenmiş standartlara ulaşamayanlara veya onları geçemeyenlere yardım ve destek verilmesini sağlamalıdır.
  • 9- Yönetim ve yürütmede birlik ve beraberlik sağlamalıdır.
  • 10- Özellikle başarılı ama yoksul öğrencileri, burs kredi vb. yardımlarla desteklemek gibi görevleri yerine getirmelidir.
24
TALİM TERBİYE KURULU BAŞKANLIĞI
25
TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞI
26
ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ
 BAŞKANLIĞI
  • Bakanlık Merkezinde Öğrenci Kişilik Hizmetleri (ÖKH) Başkanlığı kurulmalı ve şu görevleri yapmalıdır:
  • 1- Bakanlık bünyesindeki ilgili birimleri yeniden yapılandırmak,
  • 2- Öğrenci Kişilik hizmetlerinin ihtiyaç ve problemlerine çözüm
  •     bulmak amacıyla araştırma ve inceleme yaptırmak, getirilen
  •     önerileri inceleyerek istişari mahiyette kararlar almak,
  • 3- ÖKHizmetlerinin eksiksiz organize edilmesi,yaygınlaştırılması
  •     ve yürütülmesinin yanında, özellikle rehber öğretmenlerin yetiştirilmelerini ve istihdamlarını sağlamak,
  • 4- Rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırmak, yönlendirmek ve geliştirmek için alınacak tedbirleri belirleyip, duyurmak,
  • 5- İllerdeki Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin (RAM)  daha aktif, verimli ve yararlı çalışmalar yapmasını sağlamak,
  • 6- Okulda rehberlik ve psikolojik danışma servisi kurulmasına öncülük etmelidir.
27
EĞİTİM YÖNETİMİ İL KURULU:
28
EĞİTİM YÖNETİMİ İL KURULUNUN GÖREVLERİ
  • Eğitim Yönetimi İl Kurulu şu görevleri yerine getirmelidir:
  • A- O ildeki eğitim vizyonunu (kent vizyonu)  belirleyecek.
  • B- İldeki eğitim yöneticileri, öğretmenler ve diğer personelin daha iyi şartlarda çalışma yapması için gerekli düzenlemeleri  yapacak.
  • C- Bakanlıktan gelecek bütçeye ek olarak yerel ekonomik ve sosyal kaynakları harekete geçirerek ilde yeniden bütçe yapacak,
  •  D- Bakanlıkla irtibatlı olarak eğitim-öğretim faaliyetlerinin yıllık takvimini belirleyecek,
  • E- İldeki okul ve derslik ihtiyacını belirleyip, yıllık bütçesine göre nerede acil ihtiyaç varsa onları karşılayacak,
  • F- İl milli eğitim müdürü bu kurula bağlı olarak çalışacaktır.


29
İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ VE YETKİLERİ

  • 1- İl milli eğitim müdürünü, Eğitim Yönetimi İl kurulu belirler ve atanması için Bakanlığın onayına sunar.
  • 2- İl milli eğitim müdürü, eğitim alanında doktora yapmış ve
  • on yıl da eğitim yöneticiliği olan bir eğitim bilimci olmalıdır.
  • 3- İl milli eğitim müdürü, ildeki öğretmen alımları ve okul
  • müdürlerinin atamasını Eğitim Yönetimi İl kurulu ile birlikte
  • belirleyip Bakanlığın onayına sunacaktır.
  • 4- İl milli eğitim müdürü, danışmanları, uzmanları ve okul
  • yöneticileri ile ildeki eğitimin bir bakıma eğitim lideri
  • olacaktır.
  • 5- İlgili yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasından ve il eğitim
  • vizyonunun belirlenip gerçekleştirilmesinden, kısaca eğitimin
  • bütün yapıp-etmelerinden Kurula karşı o sorumlu olacaktır.




30
EĞİTİM YÖNETİMİNİN İNSAN BOYUTU
31
İLLERE YETKİ DEVRİNİN YARARLARI
  • Bakanlığın, bu öngördüğümüz biçimde illerle yetki ve sorumluluğunu paylaşmasının pek çok yararı vardır. Bunlar:
  • 1- Eğitim faaliyetlerinin sadece Merkezden değil, 81 vilayetten planlanması yürütülmesi ve bir yarış halinde yapılmasını sağlayacaktır.
  • 2- İldeki insanları yetkili kıldığımızda, o insanlar da kendi yöresindeki insanlarla sıkı ilişki içerisinde olarak hem maddi kaynak, hem de manevi destek sağlayacaklardır.
  • 3- İlin eğitimden yerel ve bölgesel beklentilerinin, hassas olduğu konuların eğitim programa taşınması hususunda yine onların büyük bir katkısı olacaktır.
  • 4- Halk da eğitim-öğretime ve okula daha çok sarılacaktır.
32
EĞİTİMİN MİLLİLEŞTİRİLEMEMİŞ OLMASI(1)
33
EĞİTİMİN MİLLİLEŞTİRİLEMEMİŞ OLMASI(2)
  • 2- Eğitim programları Milletimizin Milli kimlik ve benliğini yeni nesle tanıtması gerekir. Bu da ancak milli kültür ve değerlerin yeni nesle aktarılması ve öğretilmesi ile mümkündür. Eğitim kurumunun en temel işlevlerinden birisi olan bu çalışma, Millilik özelliğimizin sonsuza kadar devam etmesini de sağlayacaktır.


  • 3- Eğitimin bir diğer işlevi de toplumun ihtiyaç duyduğu kadroları yetiştirmektir. Özellikle branşlaşmanın ortaya çıkmağa başladığı orta ve yükseköğretimde, bu branşlar, toplum analizi yapılıp onun beklenti ve ihtiyaçları göz önüne alınarak belirlenmeli, bu branşların çeşit ve sayısı ile o branşlarda eğitim-öğretim gören öğrencilerin miktarı, ona göre belirlenmelidir.


  • 4- Bu çalışmalar sürekli yapılarak, eğitimimizin Millilik özelliğine süreklilik kazandırmak şarttır.


34
E- EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME    
   ÇALIŞMALARININ OLMAMASI
35
EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME
  • 1- Eğitim programını durağanlıktan kurtarıp, dinamik bir yapıya kavuşturabilmenin yegane yolu, “Eğitimde Program Geliştirme”  çalışmalarıdır.
  • 2- “Eğitimde Program Geliştirme” çalışmaları dört aşamada gerçekleştirilir. Bunlar program hazırlama, uygulama, değerlendirme ve program geliştirme aşamasıdır.
  • 3- Dünyada, eğitim açısından gelişmiş olan ülkeler, bu çalışmalarla gelişmişlerdir.
  • 4- Ülkemiz eğitim sisteminin gelişmiş ülkeler düzeyine ulaşması, başlatıp uygulayacağımız “eğitimde program geliştirme” çalışmalarıyla çok yakından ilişkilidir. Bunu yapacak olan Talim Terbiye Kurulu ile ilgili yapısal dönüşümler gerçekleştirilmeli ve yeni TTK bir an önce bu hizmete başlamalıdır.



36
F- EĞİTİMDE KAMU ve ÖZEL SEKTÖRÜN YERİ
37
EĞİTİMİ ÖZEL GİRİŞİMCİYE AÇMANIN GEREĞİ
  •  * Bir ülkede özel öğretim kurumlarının yaygınlaşıp gelişmiş
  • olması:
  •     1- O ülkede demokrasinin kökleşmekte olduğunu,
  •     2- Eğitimin finansmanı sorununun kamu, özel sektör ve
  • gönüllü kuruluşlarca karşılanmağa başlandığını,
  •     3- Çağdaş devlet anlayışının doğru algılandığını,
  •     4- Kamu ile özel sektör arasında rekabet oluşmağa, bu
  • rekabetin de kaliteyi doğurmağa başladığını göstermektedir.
  •     5- Şurası bir gerçektir ki, bugün ülkemizde faaliyette
  • bulunan “özel öğretim kurumları”, henüz yaygınlaşıp
  • gelişememiş ve pek çok sorunla karşı karşıyadır.


38
G- MİLLİ EĞİTİMİN FİNANSMAN SORUNU ve ÇÖZÜM YOLLARI
39
KAMU KAYNAKLARININ EĞİTİME YÖNELİK OLARAK ARTIRILMASI(1)
40
KAMU KAYNAKLARININ EĞİTİME YÖNELİK OLARAK ARTIRILMASI(2)
  •     7- Kamu ve özel sektör ortaklığı yaygınlaştırılmağa çalışılmalı,
  •     8- Devlet eğitim kuponu verilmelidir.
  •     9- Gelişmemiş bölgelerdeki tüm eğitim için, diğer bölgelerde  de
  •          meslek lisesi yatırımları için teşvik uygulanmalıdır.
  •    10- Doğan her çocuk için eğitim sigortası yapılmalıdır.
  •    11- Özelleştirme gelirlerinin en az % 1’i eğitime ayrılmalıdır.
  •    12- KOSGEB’in gelirlerinin en az % 5 ‘i mesleki eğitimi
  •           geliştirmek amacı ile Milli Eğitim Bakanlığına aktarılmalıdır.
  •    13- M. E. Bakanlığı’nın taşınmazları, piyasa koşullarında
  •          değerlendirilmeli ve gelir kaynakları sağlanmalıdır.
  •    14- Toplu konut alanlarında, kooperatiflere, kişi ve kuruluşlara,
  •           okul yapımı zorunluluğu getirilmelidir.


41
ÖZEL SEKTÖRÜN EĞİTİM ALANINA GİRMESİNİN GEREĞİ
42
ÖZEL OKULCULUĞUN GELİŞMESİ İÇİN BAZI ÖNERİLER(1)
43
ÖZEL OKULCULUĞUN GELİŞMESİ İÇİN BAZI ÖNERİLER(2)
  • 6- İlk ve ortaöğretim kurumlarına ait, okul, bina, lojman, dükkan ve benzeri taşınmazların:
  • a- Şehrin, iş merkezlerinde ve arsa değerlerinin çok yüksek olduğu semtlerinde (tarihi binalar hariç) bulunanları, arsa ve bina bedelleri karşılığı satılabilir,
  • b- Yapılacak bir sözleşme ile bunların “imtiyaz hakkı”, eğitim alanında “nitelikli” özel sektöre devredilebilir,
  • c- Özellikle, marka haline gelmiş bazı okullar, müştemilatıyla beraber, okul olarak kalmak kaydıyla aynı özellikteki özel sektöre satılabilir, kiraya verilebilir veya yönetimleri o özel sektöre devredilebilir,
  • d- Rekabetin oluşturulup geliştirilmesi amacıyla, şehirdeki bazı okullar, b- ve c- şıklarındaki yöntemlerle özel sektöre devredilebilir,
  • e- Bunlarla elde edilen kaynaklar yeni anaokulu, ilköğretim ve ortaöğretim binalarının yapımında kullanılır.
44
ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ(1)
  • 1- Çağımızda ortaya çıkan yeni bir çok etken, eğitimi birey yararına
  • değişmeğe zorlamıştır. Bu etkenler:
  •      a- Demokrasi ve insan hakları alanındaki gelişme ve değişmeler,
  •      b- Bilim ve teknoloji alanındaki yeni gelişmeler ve değişimler,
  •      c- Hızlı sosyo-kültürel ve ekonomik gelişmelerdir.
  • 2- Geleneksel eğitimde öğrenciye bilgi yükleyerek sadece zihinsel
  • gelişimine önem veren anlayış, yerini;
  • 3- Bireyin bedensel, duygusal, düşünsel sosyal, ahlaki yeteneklerinin
  • de “kendisi için” ve toplumu için” gelişmesi anlayışına bırakmıştır.
  • 4- Bu  yeni anlayışa göre eğitimin genel amacı, topluma araştırma ve
  • sorgulama yapmadan (edilgen) uyum yapmak yerine, onu ileri
  • götürebilecek, geliştirebilecek (etken) uyumlu bireyler yetiştirmek
  • şeklinde tezahür etmiştir
45
ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ(2)
  • Çağdaş eğitimin amaçlarına ulaşmak ve işlevini yerine getirmek
  • üzere, eğitimin yapısı da değişmiş ve geleneksel eğitim anlayışında
  • var olan öğretim ve yönetim hizmetlerinin yanına “Öğrenci Kişilik
  • Hizmetleri” gibi çok önemli bir birim eklenmiştir.
  • Buna göre çağdaş eğitimin yapısı şöyle organize edilmiştir:
  •     1 ÖĞRETİM: Öğrenciye bilgi-beceri kazandırmak, onun zihinsel
  • güçlerini geliştirmeğe yönelik hizmetler,
  •     2- ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ: Öğrencilerin, öğretimden
  • en etkili bir biçimde yararlanabilmeleri ve kendilerini bir bütün
  • olarak geliştirebilmeleri için uygun ortam sağlamağa yönelik hizmetler,
  •     3- YÖNETİM: Öğretim ve Öğrenci Kişilik Hizmetlerinin en iyi bir
  • şekilde yürütülebilmesi için gerekli personel, araç, gereç gibi öğeleri
  • sağlama ve programları yürütmekle görevli birim.
46
ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN KAPSAMI
  • Çağdaş eğitimde Öğrenci Kişilik Hizmetleri (ÖKH) nin kapsamı,
  •      a- Öğrenen bir birey olarak öğrencinin İhtiyaçlarını karşılamağa
  • ve öğretimi güçleştiren sorunları ortadan kaldırmağa,
  •      b- Öğrencinin eğitim-öğretimden en ileri düzeyde yararlanmasını,
  • daha başarılı olmasını ve kendisini her yönüyle geliştirebilmesini
  • sağlamağa yönelik hizmetlerdir.
  •     Bunlar beş başlık altında toplanabilirler:
  •     1- Sağlık Hizmetleri,
  •     2- Sosyal Yardım Hizmetleri,
  •     3- Rehberlik Hizmetleri,
  •     4- Özel Yetiştirme Hizmetleri,
  •     5- Sosyal ve Kültürel Hizmetlerdir.


47
REHBERLİK VE REHBERLİK
HİZMETLERİNİN  KAPSAMI
  • Rehberlik, Bireye kendini anlaması, çevredeki olanakları
  • tanıması ve doğru kararlar vererek “kendini gerçekleştirmesi”
  • için yapılan sistematik ve profesyonel yardım sürecidir.
  •     Rehberliğin kapsamı, öğrencinin her yönüyle ve tüm olarak
  • gelişmesini ve kendini gerçekleştirmesini amaçlayan psikolojik
  • yardım hizmetlerini kapsar ve bir bütünlük içinde verilmelidir.
  •     Bu hizmetleri şöylece sıralayabiliriz:
  • 1-Psikolojik Danışma Hizmeti,
  • 2- Oryantasyon (Yeni Ortama Alıştırma) Hizmeti,
  • 3- Bireyi Tanıma Hizmeti,
  • 4- Bilgi Toplama ve Yayma Hizmeti,
  • 5- Yöneltme ve Yerleştirme Hizmeti,
  • 6- İzleme ve Değerlendirme Hizmeti ve
  • 7- Müşavirlik (Konsültasyon) Hizmeti




48
EĞİTİM SİSTEMİMİZDE REHBERLİK ÇALIŞMASININ YETERSİZLİĞİ: